Hayırseverlerle ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu...
Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye toprakları üzerinde onlarca yabancı gücün adeta cirit attığı bir dönemde Türkiye'nin terör yapılanmasını engellemek için başlattığı bu harekâta yönelik eleştirileri asla kabul etmiyoruz." dedi.
Önceki gün saat 16 itibariyle hava kuvvetlerinin önceden belirlenen hedefleri vurmaya başladığını ve topçu birliklerinde hedefleri imha etmesi ardından kara birliklerinin devreye girdiğini söyleyen Erdoğan. “Harekâtın başladığı andan itibaren 109 terörist öldürüldü. Bunun dışında teslim olan ve yaralananlar da var.” diye konuştu.
Kara propagandaya karşı da tüm tedbirlerin aldığını ve doğruları tüm dünya ile paylaştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bu yılanların hepsinin başını en kısa sürede ezeceğiz. Endişeniz olmasın. Gittiğimiz yerlere barışı, huzuru, güvenliği, esenliği getireceğiz.
Türkiye'de yer kalmayınca Suriye'de tüneller açtınız. Onları da bulamayacaksınız. Barış Pınarı Harekâtı bölgesini güvenli hale getirdikten sonra öncelikle burada yaşayan herkesin kendi evine, bölgesine dönmesini sağlayacaktır. Bizim planımız herkesin yeniden kendi evlerine dönmesidir. Şu veya bu vesileyle YPG saflarına katılmış kardeşlerimize sesleniyorum. Hemen şimdi o safları terk edip kendi toprağını koruyacaklara kucağımız açık. Harekâtı tek başımıza değil, Suriyeli kardeşlerimizle birlikte yapıyoruz. DEAŞ'ın en çok tehdit ettiği ve zarar verdiği ülke Türkiye'dir. Aynı şekilde örgüte karşı en büyük mücadeleyi veren Türkiye'dir.Suriye'de hiçbir zaman Türkiye terör örgütlerini kullanmamış. Tam tersi hepsinin başını ezmiştir. DEAŞ'lılara ne yapılması gerekiyorsa onu yapacağız. Türkiye bu bölgenin kontrolünü ele aldıktan sonra, DEAŞ'ın bu topraklarda yeniden var olamayacağından herkes emin olmalıdır.Ne zaman bölgeye dışarıdan bir el girse önce herkesi birbirine düşman edip ardından kendi düzenini kurmuştur. Tarihi gerçekler gösteriyor ki, bizim birbirimizden başka dostumuz, sırtımızı yaslayacak kimse yoktur.”