BU ACIYA YÜREK DAYANMAZ...
TOPLUMUN NEFESİ;
Bizleri gururlandıran görsel ve düşünceler!!
Merhaba güzel insanlar, kıymetli okuyucularım;
Okullar açılmadan önce havanında iyi olduğunu gördüm ve denize gittim. Gitmez olaydım. Bütün duygularım alt üst oldu.
Neden mi? Ey güzel insanlar sizler için kumsalda çöp kutuları olduğu halde ne hikmetse, renge renk ne ararsanız kumun üzerinde mevcut. Neler derseniz? Bildik tanıdık dostlar olan çekirdek kabukları, üzüm sapları, çocuk bezleri, plastik bardaklar daha neler neler. Burası Atakum Deniz evlerindeki kumsalı.
Allah aşkına nasıl bir ruha sahipsiniz; İnanın söyleyecek söz bulamıyorum. Oraya o atıkları atanları ve gelişi güzel bırakanları Allah bildiği gibi yapsın. Avrupa da hele bir atında çevre cezasını size nasıl yüklü ödetirler. Gerçi medeniyet para ile ne alınır nede satılır. Temelden gelen bir öğretidir.
Belediye ne yapsın; Sabah akşam arı gibi çalışan temizlik görevlilerinin yanı başına elindeki içtiği peti atıyor. Görevliye neden uyarmadınız dediğimde, Bey efendi adam bana işin ne diye cevap veriyor.
Bende buradan Milli Eğitim Bakanlığına sesleniyorum. Okulların açılış ve kapanış döneminde Öğrencileri bulundukları bölgelerdeki coğrafi konumuna göre tehlike ve hijyenik konularında mutlaka uygulamalı olarak bu eğitimlerin verilmesini.
Çünkü Aileler bi haber örnek vermem gerekirse o gün denizde dalga var iki tane çocuk yaşları en fazla beş veya altı aileler koyu bir muhabbetin içinde çocuklar denizde dayanamadım bu çocuklar sizin mi dedim?
Bana evet bizim ne oldu diye cevap verdiler Bende kendilerine sizin yüzünüzden ne denize gire biliyorum nede uzanıp güneşlenemiyorum bakın çocuklarınız şu an nerede dalgalı bir denizin içinde bu evlatlara bir şey olsa bunun vebali kimin olacak. Cevap kısa ve net sizi ilgilendirmez işinize bakın. Doğru senin sorumsuzluğun sonucu toplumda yarattığın kahredici isyana kim ağlasın.
İşte bu nedenle bu ve buna benzer aile sayısı azımsanmayacak kadar çok. O nedenle; Mutlaka Ana Okulları dahil çocuklarımıza bu konular görsel ve uygulamalı olarak eğitim verilmelidir. Ailelere de çocuklar görsel olarak verir.
Bununla ilgili bir anımı anlatayım. Okulda hijyen konusunu anlattım. Öğrencimin velisi yanıma geldi ve bana benim çocuk tuvaletten çıktım gidiyordum ki bana elini yıkar mısın dedi, Elimi yıkadım fakat bana öyle olmaz elini sabunlaman gerekir yoksa mikrop kaparız dedi. Bende Öğrencimi diğer öğrencilerimin yanında bu örnek davranışından dolayı bir kitap hediye ettim. Diğer çocuklarımızı da bu ve buna benzer örnek davranışlarını hep ödüllendirdim.
Birkaç çevre ile ilgili Atasözlerini anlamlarıyla birlikte paylaşarak yazımı tamamlamak istiyorum.
Bu Atasözleri, geçmiş kuşaklardan süzüle süzüle günümüze kadar gelmiş çok dalda eğitici yol gösteren, öğüt veren sözlerdir.
Buldum bilemedim, bildim bulamadım.
Kişi, içinde bulunduğu varlıkların kıymetini bilmez, onu daima kaybederse, aklı başına geldiği zaman o değerleri yitirmiş olur, bir daha da bulamaz.
Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
Bakılıp onarılan, korunan yerler faydalanılacak duruma gelir. Bakımsız bırakılan yerlerde ise yaramaz hale gelir.
Sonuç olarak; Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. ( Kazım İLHAN )
Bu sözün ne kadar önemli olduğunu konular işlendikçe fark edeceğimizden eminim.
Sevginin özü, kendi sevgini göstermekle başlar. ( Kazım İLHAN )
Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. ( Kazım İLHAN )
Sizlerin düşünce ve duygularınız benim için önemli; Paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum. Saygılarımla.
Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın.
kilhan61@hotmail.com
KAZIM İLHAN
SOSYOLOG VE AİLE DANIŞMA