ÖĞRETMEN ÖĞRENCİNİN SUYU OLMALI. Kazım İlhan
27.11.2018 13:34:54
Tüm yazıları

ÖĞRETMEN ÖĞRENCİNİN SUYU OLMALI.


Merhaba kıymetli okuyucularım;

  Atatürk’ün doğumunun 100. yılı olan 1981 senesinde Türkiye’de ilk kez kutlanan Öğretmenler Günü için bu tarihin belirlenmesinin sebebi de Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mekteplerinin Başöğretmenliği görevini kabul ettiği tarihin 24 Kasım 1928 oluşudur.

  Pek çok ülkede 1994 senesinden beri UNESCO’nun da önerisi ile 5 Ekim tarihinde kutlanan Öğretmenler Günü, Türkiye’de 24 Kasım tarihinde kutlanır.

  Kasım ayının en özel günlerinden biri olan Öğretmenler Günü, bu mesleğe hayatlarını adayan, öğrencilerini evlatları gören, ilkokul öğretmenlerim Şekip GÜRBÜZ ve Kadriye KAYMAK ellerinden öperim. Ayrıca bütün öğretmenlerimizin de öğretmenler gününü kutlarım.

   Ayrıca her yıl öğretmenler gününde beni unutmayan güzel öğrenci evlatlarıma da sizlerin huzurunuzda teşekkür ederim. Gelecekte evlatlarımın ailesine, Ülke ve Milletine faydalı olacaklarına inancım tamdır.

  Öğretmenlik mesleğini seçenler bu görevin zorluğunun ve öneminin farkındadır. Öğretmen olmanın aynı zamanda anne ve baba olmak demek olduğunu, öğrencilerinin dertlerini dert edinip mutluluklarına sevinmenin bu mesleğin bir gereği olduğunu her zorluğa rağmen bilmelidirler.

  Öğretmenlik mesleği asla zorlama değildir, içten gelir. Çünkü şefkat öğretmenliğin doğasında vardır. Bizlere hayatımızın her alanında rehber olan, ışık tutan öğretmenlerimizin kıymetini yılın her günü bilmemiz gerekir.

  Öğretmenin kutsal bir görev olduğunu, Hz. Ali Efendimiz (R.A)’a atfedilen “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözü bu gerçeği teyit etmektedir.

  Yazımın başlığında ‘’ Öğretmen öğrencinin suyu olmalı’’ derken burada örnek vererek anlatmak istediğim konu şu; Düşünün bir bina için su neyse bir başarı için ter odur. Bir bina yapılırken, kum ve çimento suyla karıştırılır, karışım tuğlalarla birleştirilip bina yapılır. Bina bittiğinde bakarsınız geride kum, tuğla ve çimento kalır ama su görünmez gitmiştir. Binayı yapmış, sonrada buharlaşıp uçmuştur. Su özgürdür. Su asildir. Suyun gözü toktur, binanın başarısından pay istemez.

 

  İnsanın başarısındaki terin rolü suyun bina yapımındaki durumuna benzer. Başarı üretilirken ter başrol dedir, ama iş bittiğinde şatafatlı kutlama törenlerinde onu göremezsiniz. Asildir, vakur bir şekilde geride durur. Başarının kutlama törenlerinde yerini parfüme bırakmıştır.

  Bu başarıda terin eksik olması tehlikedir. Tam hak edilmemiş, alın teri eksik başarılı olmaktan değil, başarısına layık olmamaktan korkmalı insan.

 

Eğitimciyi ben bir tere benzetirim. Onun eserleri öğrencilerinin başarısındaki binadır.

 

Sonuç olarak; Hem birey hem de millet olarak hepimizin ortak hedefi maddi ve manevi bakımdan iyi nesiller yetiştirmektir. Geleceğe güvenle bakmanın tek yolu budur. Bu hedef ise bilgi sayesinde gerçekleşecektir. Çünkü bilgi güçtür. Yarınlarımızı emanet edeceğimiz yavrularımızın eğitimini üstlenen öğretmenlerimiz bu manada çok önemli ve kutsal bir görevi yerine getirmektedirler.

Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır.(Kazım İLHAN)

TOPLUMUN VE AİLENİN EN BÜYÜK İLACI DOĞRU İLETİŞİMDİR.

 Sizlerin düşünce ve duygularınız benim için önemli; Paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konularınızı bekliyorum. Saygılarımla.

 Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın.

kilhan61@hotmail.com     

           KAZIM İLHAN

         SOSYOLOG VE AİLE DANIŞMA